HER SAYFA YENİLENMESİNDE BAŞLIK LOGOSU DEĞİŞMEKTEDİR.
Yazlık Köyü (Livera) >>>
YAZAN HAYRETTİN KARAGÖZ
 
Livera’da Kalandar
 

Latince de “calendea” şeklinde geçen bu sözcük ayın ilk günü anlamında olup hesap tutulan defter ve batı dillerinde “calender” şeklinde yazılıp ve takvim anlamına gelmektedir. Halk kültürümüz arasında ise Kalandaris veya Kalandar olarak bilinir ve Ocak ayının diğer adıdır.

Kalandar gecesi yani yeni yılın ilk gecesi Rum-i takvime göre Ocak ayının 1’ine tekabül etmektedir. Bizim esas aldığımız Miladi Takvim kapsamında ise 13 Ocağı 14 Ocağa bağlayan geceye denk gelir. Bu gecede köyümüzde yeni yıl kutlamaları yapılır. Köyün gençleri yüzlerini maneya(Kazanın altında yanan ateşin dumanından oluşan madde) ile boyarlar, tanınmayacak şekilde kostüm giyerler ve Karakoncolos ( Orman, dağ, yaban adamı) kılığına bürünürler.  Köyde kapı kapı dolaşarak çeşitli hediyeler alırlar. Genelde elma, armut, ceviz, fındık, ayva vs. gibi hediyeler verilmektedir. Fakat yıllar önce Kalandar gecesine özel olarak Koliva ve Kabak da pişirilirdi. Hatta gün içerisinde hazırlıklara başlanılır akşam Karakoncoloslar heyecanla beklenirdi.

Karakterler:

Karakoncolos oyununda karakterler çeşitlilik göstermektedir. 20-30 yıl öncesi “Ayı, Doktor, Damat, Ateşçi, Gelin, Ağa, İhtiyar ve Deve” karakterlerinde Karakoncolos oyunu sahnelenmekteydi. Fakat günümüzde bu karakterlerin bir kısmı deforme olmuş, kişiler arasında herkes kendi karakterini seçme olanağını benimsemiştir. Son yıllarda genel olarak karakterler “Gelin, Damat, Sarhoş, Kemençeci, İhtiyar, Kocakarı, Ayı, Türkücü, Heybeci, Haberci, Kurt, Korucu”  gibi tiplemelerden oluşmaktadır. Karakoncolos oyununda kişi sayısı arttıkça yeni karakterler oluşturulabilir. Oyun sabit bir kalıp içerisinde değildir.


Korucu:
Gelin ve Damat’a karşı yapılan saldırıları önler. Genelde Kurt, Ayı ve Sarhoş karakterleriyle başı beladadır. Aynı zamanda Koncolos oyuncularını ve Heybeciyi dış saldırılara karşı korur.

Gelin: Damat’ın başını belaya sokmaya uğraşır. Horon halksında yaptığı cilveli hareketlerle ziyaret edilen ev sahibini ve sarhoşu baştan çıkarmaya çalışır.

Damat:
Yeni evlendiği için ziyaret edilen komşulardan yardım talep eder.  Sürekli Ayı ve Sarhoşla kavga etmektedir.

İhtiyar:
Yaşlı kadın hakkında şikâyette bulunur. Kocakarı’nın kendisine bakmadığını, kendisiyle ilgilenmediğini mübalağalı bir şekilde anlatır. Aynı zamanda yeni Gelinlerden yakınır.

Kocakarı:
İhtiyarın gurbet ellere giderek kendisini unuttuğunu, çoluk çocuğuna hem analık hem de babalık yaparak bu günlere geldiğini ve ihtiyardan rahatsız olduğunu anlatır. Bu yaşına rağmen yeni bir koca aramaktadır.

Heybeci:
Toplanan hediyeleri torbasında saklar. Torbayı yanından ayırmaz ve kollamak zorundadır. Aynı zamanda başka bir Koncolos saldırısına karşın torbayı kaptırmamakla yükümlüdür.

Kemençeci:
Oyunun her bölümüne Kemençesiyle eşlik eder.

Türkücü:
Türkü atmakla sorumludur. Her kapıda evin ahalisine özel türküler söyler ve onları bazen hüzünlendirir bazen coşturur.

İmam:
Gelinle Damat’ın nikâhını kıymaya çalışır fakat her seferinde işin içine şeytan girer ve bir türlü nikâh kıyma gerçekleşmez. Genelde Sarhoş ile çatışmaktadır.

Sarhoş:
Elinde içki şişesi ile koncoloslara sataşır ve karışıklık çıkarır. Çoğu zaman Geline sarkıntılık eder sonucunda Ayı, Kut ve Damat’ın saldırınsa uğrar. İmam Efendiyi de yalancılıkla suçlamaktadır.

Ayı:
Ortalığı karıştırmakta üstüne yoktur. Konu komşun kapısında ki her şeyi dağıtmaya çalışır. Kurt’a pek fazla emsal olmamaya çalışır. Sarhoşa karşı bir zıtlığı vardır ve her seferinde pençesini atar.

Kurt: Sinsice ortalıkta dolaşır. Ayı’nın yanında sönük kalsa da dublör gibidir.

Haberci: Elinde zil ile kapıya giden ilk kişidir. Çıngırağı öttürerek Karakoncolosların geldiğini haber verir.

***

Kalandar Oyunu:

Karakoncolos oyunu tamamen tiyatro sahnesini anımsatmaktadır. Konu bakımından köyde yaşanmış olayları, kişileri grotesk ya da dramatik bir şekilde sahneler. Vurucu, kırıcı olaylar seyirci önünde açık şekildir.

Haberci zilini öttürerek Karakoncolosların geldiğini haber vermesiyle oyun başlar. Kapı önüne çıkan ev sahibi Karakoncolosları karşılar. Ardından Kemençeci ile Türkücü evin kapısına doğru yaklaşır

“Kalandar soğuğunda
Ya bakın kaldık dara
Açın siz kapıları
Biz geldik Kalandara”

gibi benzer dizelerini okur. Aynı zamanda Türkücü ev sahiplerine özel türküler okur. Türkünün bitiminde İhtiyar ile Kocakarı kol kola kapıya yaklaşırlar ve birbirlerinden dert yanmaktadırlar. İhtiyar kendisine bakmayan hanımından şikâyetçidir. Bu sözler üzerine Kocakarı, Kocasının yıllardır gurbetlerde vakit geçirdiğini kendisini aramadığını ve çoluk çocuğuna zorluklar içersinde baktığını söyler. Bu vakitten sonra ihtiyarın olup olmadığı umurunda değildir. Çoktan yeni bir Koca aramaya başlamıştır bile. Bunun üzerine ihtiyar elindeki sopayı havaya kaldırır ve tam Kocakarı’nın kafasına indirmek üzereyken Ayı ortalığı birden karıştırır. Sarhoşu da peşine takmış vaziyette harmanda koşturmaca başlamıştır. Bu esnada Kurt da Ayıya yardımcı olmaktadır.  Korucunun müdahalesiyle ortam yatışır. 

Damat bir eliyle gelinliği yerlere sürülmemesi için Geline yardımcı olur. Gelinle birlikte kapı önüne yaklaşmış olan İhtiyar ve Kocakarı’nın yanına yaklaşırlar. Ev halkına yeni evlendiklerini anlatırlar. Bunun üzerine Damat yardım talep edecekken Gelin ev sahibinin yanına gider ve cilveleşmeye başlar. Duvağın altındaki gelini merak eden ev sahibi Gelinin duvağını kaldırmaya çalışır. Kocakarı söylenmeye başlar “Zamane gelinleri bunlar, güzelluk var ama beceriklilik yok. Hey gidi bizim zamanımızda ki gelinler kucağumuzda çecuk, sırtımızda kazuk yuki böyle gelduk bu günlere. Şimdiki gelinler hazir arayler, şeher arayler…” der. Gelinin yüzü ikinci kez kızarır ve söyleyecek bişey bulamaz canına çekmektedir. Diğer taraftan duvağını kaldırmakta ısrarcı olan ev sahibi Damat’ın müdahalesiyle durur. Damat, Gelini tekrar yanına çeker ve İmam Efendi nikâhı kıymak üzere çağırılır. İmam efendi elinde koca şimşir tespihi ile evlenecek olan çiftlerin yanına gelir. Nikâhı kıymaya hazırlanırken Sarhoş bir anda ortamı dağıtır. Geline sarkıntılık eder. Durumu gören Ayı, Sarhoşa yine saldırır ve pençesini atar. Korucu hemen olaya müdahale eder ve ortam sakinleşir. Nikâhın kıyılmasına mani olan Sarhoş artık keyiften içkisini yudumlamaktadır. Arada bir de belinden çıkardığı silahıyla manevra yapar.

Kemençeci ile Türkücü herkesi horon halkasına çağırır. Ev sahibi dahil herkes horon oynamaya başlar. Horon halkasında İhtiyar ile Kocakarı tekrar atışmaya başlar. Kocakarı, “oldun 90 yaşında hala horon edeysun” diyerek İhtiyara çıkışır. İhtiyar ise “sen kendune bak kari 80 yaşından sonra koca araysın” der. Bu arada Gelin ev sahibine cilve yapmaktadır. Durumu gören Damat sinir küpüne dönmüştür. Gelinin elini sertçe çeker ve Ayı ile Sarhoşun saldırısına uğrar. Ayı, Damatla boğuşurken fırsatı gören Sarhoş da Gelinle uğraşmaktadır. Olay sonrasında Ayı ile Damat kavgayı bırakır Sarhoşa dönerler. Damat başında ki şapkasını çıkarır ve olanca kuvvetiyle Sarhoş’un kafasına vurmaya başlar. Bu arada ev sahibi hala karakterleri tanımaya çalışmaktadır. Kiminin yüzünü açmaya, kimini konuşturmaya çalışır. Fakat kavga devam etmektedir. Ayı, Sarhoş, Kurt, Kurucu hepsi birbirine girmişlerdir…

Oyunun sonuna doğru artık ev sahibi memnundur ki Heybeciyi çağırıp hediyesini torbaya bırakır. Ardından Kemençeci ile türkücü son türkülerini okuyup kapıdan ayrılırlar.

*Kısaltılmış sekilde yazılan bu oyun sahnesi 2010 yılında Livera’da sergilenmiştir.

Kalandarın Kırılması:

Söylenceye göre Kalandarın ilk sabahı eve gelen ilk  kişi ya da misafir Kalandarı kırar. Eve gelen bu kişi uğurlu bir kişiyse yeni yılın çok bereketli olacağına inanılır. Fakat uğursuz bir kişi ise yeni yılın uğursuzluklar içerisinde geçeceğine inanılır. Uğurlu kişi sayılması haneden haneye farklılıklar gösterebilir. Yani Kalandar sabahı eve  gelen ilk misafir bir aile için uğurlu sayılabilir fakat bir başka aile için uğurlu sayılmayabilir. Bu yönteme genel olarak inanılır.

Bu uğursuzluk tehlikesini savmak için bazı aileler, sabahın erken vaktinde bir kuzu yahut bir dişi buzağı eve sokarlar. Sonra da çıkarıp ahıra gönderirler. Böylece kalandar kırması riski atlatılmış olur. Artık o saatten sonra kim gelirse gelsin. İster uğurlu gelsin isterse uğursuz.

Kalandar günü eve giren ilk kişi şöyle derdi.
“Ahırda dişi buzaklar üstünde erkek uşaklar”

***

Kısacası, son yıllarda köyümüzde Kalandar Gecesi etkinliği bu şekilde yapılmaktadır. 13 Ocak 2010 tarihinde sahnelediğimiz oyun 13 karakter tarafından gerçekleşti. Yaklaşık olarak 15 hane ziyaret edildi. Sevinenler, duygulananlar, hiç bitmesini istemeyenler, Kalandar Gecesini ilk kez yaşayanlar dahi oldu. Bu etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 

 
Hayrettin KARAGÖZ
 
 
 
©
TÜRKİYE
 
 
LİVERA FM
 
 
SİTE YÖNETİMİ
 
İletişim
Ziyaretçi Defteri
Livera Forum
Web Hizmetleri
Site Yönetim Duyurular
Admin
DJ Girişi
 
YAZLIK KÖYÜ
 
Köy Muhtarı
Livera Haberler
Düğün Haberleri
Ölüm Haberleri
Livera Tel. Rehberi
Medyada Livera
Livera Spor
 
YAZLIK KÖYÜ DERNEĞİ
     
 
Başkan
Dernek Yönetim Kurulu
Eski Yönetim
Dernek Üyelik Formu
Dernek Üyeleri
Dernek Duyuruları
 
FOTOĞRAF & VİDEO
 
Fotoğraflar
Videolar
 
 
SİZLERDEN GELENLER
Fotoğraflar
Videolar
Yazılar
 
LİVERA YAZILARI
 
KÖŞE YAZILARI
...
Bize Her Yer Trabzon
Arada Bir
Anılar
Şiirler
Konuk Yazarlar
 
SPONSORLARIMIZ
 
.
 
 
 
.
 
.
 
 
©2006 YAZLIK KÖYÜ Sitesinin tüm hakları saklıdır.
Design by m.uzun